• DOLAR
    6,0367
    % 3,83
  • EURO
    6,9475
    % 4,52
  • ALTIN
    229,7362
    % 0,81
  • BIST
    88.734,76
    % 1,83
Ülkemizin Yemek Kültürü Ve Türk Kahvesi

Ülkemizin Yemek Kültürü Ve Türk Kahvesi

Türk mutfağı, Osmanlıdan nesillerine kalan bir mirastır. Osmanlı mutfağı da genel itibarı ile arab, yunan ve ermeni mutfaklarından oluşmuştur. Türk mutfağı, genel olarak batı ülkelerinden ve komşu ülkelerin mutfaklarından etkilenerek oluşmaktadır.

 

Osmanlılar, Orta Asya da bulunana yoğurt unsurunu, kendi mutfaklarındaki yemeklerle karıştırarak lezzetli yemek çeşitleri ortaya çıkarmışlardır. Osmanlı, gerçekten yemek ve mutfak kültürü konusunda nesillerine birçok miraslar bırakmıştır. Bu durum Osmanlıdan kalan yemek ve mutfak kültürünün yansıdığı bölgeleri tanımlatarak anlaşılabilmektedir.
Genel anlamıyla alındığında, Türk mutfağı homojen bir yapıya sahip değildir. Bir bakımdan ortak olan Türk yemekleri ülkemizin tüm bölgelerinde her ucunda bulunabilirken, ayrıca bölgelere özgü yemek çeşitleri de bulunmaktadır. Karadeniz şehirleri, doğu ve iç Anadolu bölgelerinde ise Urfa, Gaziantep ve Adana kebapları, mezeleri ve hamur işine dayalı tatlıları ,baklava, kadayıf ve künefe gibi birçok yemek ve ülkemize özgü olan tatlı çeşitlerini bulmak ve tatmak mümkündür. Ülkemizde ise Osmanlı döneminden gelen en önemli unsur ise, Türk Kahvesi ve genel itibarı ile zeytin ve zeytin yağları ülkemizin genel itibarı ile yemek kültürlerine girmektedir.

 

 

Genel olarak Ülkemizin batı kesimlerinde zeytin ağaçları bol bol yetişmektedir. Zeytinden elde edilen yağ ise genelde yemek ve aparatif ürünlerin kızartılmasında veya yapılışında kullanılmaktadır. Ege Bölgesi ve çevreleri, Marmara Bölgesi çevreleri ve Akdeniz Bölgesi temel olarak zeytin özelliklerini taşımaktadır.
Orta Anadolu bölgeleri ise, kendilerine özgü keşkek, mantı özellikle kayseri ve çevre bölgeleri, gözleme gibi hamur ağırlıklı yemek çeşitleriyle meşhurdur lar.
Osmanlı döneminde, Türkler tarafından bulunan kahve hazırlama ve pişirme metotları da önemlidir. Özel bir damak lezzeti, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramıyla beraber kendine özgü bir adı, kimliği ve özelliği vardır. Fincan ile ikram edilen ilk kahve çeşididir

 

 

Başlangıçta Arap Yarımadası’nda kahve meyvesi diye adlandırılan bitkinin kaynatılması ile elde edilen içecek, bu yeni hazırlama, pişirme ve ikram yöntemleriyle gerçek kahve lezzetine ve eşi bulunmaz aromasına kavuşmuştur. Türkler sayesinde, kahve ile tanışan Avrupa ülkeleri uzun süreler boyunca, Türk kahvesi olarak tüketerek kullanmışlardır.
Türk kahvesi, çekirdekleri harmanlanarak öğütüldükten sonra. Bir cezve veya benzeri bir araçla su ve isteğe göre şeker katılarak pişirilir, bir fincan kahveye iki çay kaşığı öğütülmüş kahve tozu atılır. İçmeden önce tortusunun dibe çökmesi için kısa bir süre beklemek lezzeti iki kat arttıracaktır. Genel itibarı ile tüm dünyada tüketilmekte olan Türk kahvesi, Avrupa ülkelerindeki her kafe ve restaurantın menüsünde bulunmaktadır.

 

Osmanlı döneminden, günümüze aktarılan birçok yemek, tatlı ve içecek çeşitleri bulunmaktadır. Tüm dünya ülkeleri tarafından, beğenilerek ve damak tadıyla tüketilen yemek ve içeceklerin hemen hemen hepsi Türkiyededir. Özenerek ve gerçekten emek sarf ederek yapılan tüm yemeklerde Türk yemekleri kadar lezzetli olabilme ihtimalleri vardır ama ülkemizin lezzetine kavuşamayacakları kesin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Facebookta bize Katılın