• DOLAR
    5,3266
    % 0,18
  • EURO
    6,1053
    % 0,20
  • ALTIN
    209,3828
    % -0,04
  • BIST
    94.570,90
    % 1,02
Pokemon GO maddi ve ruhsal hastalık Gibi Yayılıyor

Pokemon GO maddi ve ruhsal hastalık Gibi Yayılıyor

Pokemon GO maddi ve ruhsal hastalık Gibi Yayılıyor

Pokemon GO oyunun omurilik, sindirim ve güya somut sorunlara yol açabileceği uyarısında yer alan Psikiyatrist Prof. Dr. Ali Bozkurt, ibadet yerlerinin oyun amaçlı kullanılmasının hatalı olduğunu belirtti.

Gençler arasında hızla yayılan Pokemon GO oyunu sosyal fobinin derinleşmesine niçin oluyor. Sokak, park, bahçe, cami demeden oyun oynayan gençler ruhsal ve maddi sorunlarla karşısında karşıya kalıyor.

Liv Hospital Psikiyatristi Prof. Dr. Ali Bozkurt, son dönemde teknolojiyle beraber çok sayıda oyun geliştirilmeye başlandığını belirterek, “Bu oyunların özellikle renklilikleri, alaka uyandıran özellikleri arttıkça beraberinde ruhsal ve bedensel riskler de getirebiliyor. Değişik derneklerin açıklamalarına ve çalışmalarına baktığımızda ekran başında jurnal geçirmemiz gereken azami zaman özellikle çocuklar için, erişkinleri de kapsayabilir 1-2 saati geçmemesi gerektiği biliniyor. Oysa bu oyunlara baktığımızda cazibeleri ve tiryakilik oluşturma etkenleri nedeniyle bu sürelerin 7-8 saate, 10 saate, gece uykuları bozacak sürelere çıktığını görebiliyoruz” diye konuştu.

“OMURİLİK SORUNLARINA VE SİNDİRİM SORUNLARINA YOL AÇIYOR”

Prof. Dr. Bozkurt, bu tarz oyunları oynamanın beraberinde getireceği sorunları şöyle aktardı:

“Böyle bir şeyle aralıksız zaman geçiriyor olmak sosyalleşmemizi önemli şekilde engelliyor.Biz insanların sokağa çıkmasını isterken sözüm ona sokağa çıkmasını sağlayan bir oyun gerçekte sanal dünyada olmalarına ve sanal dünyada yaşamlarını sürdürmelerine yol açıyor. Oyunları oynamak tabii ancak bu aletleri kullanmayı gerektirdiği için ceset posturunun eğik ve omuriliği bozan tarzda olması, omurilik sorunlarına, sindirim sorunlarına ve sanki somut sorunlara yol açabiliyor. Sosyalfobik bireylerin kısmen sosyalleşmesini amaçlıyormuş gibi olsa da bireylerin yalnızlığa itilmelerine ve sosyal fobinin derinleşmesine yol açabiliyor. Hem oyunların temeli beynimizde ödül merkezlerini harekete geçirdiği için fiilen bir taraftan da savaşmak, tepkisini de alevlendiriyor ancak esas sorgularımızdan bir tanesidir. Bunun artı miktarda yaşanıyor olması kaygının artmasına ve olası endişe bozukluklarının da alevlenmesine yol açabiliyor.”

“ZAMANI BUNUNLA HARCAMAK HAYAT KALİTESİNİ ETKİLİYOR”

“Bir başka çok daha ciddi ruhsal sorun ise bireyler bilhassa fantezi dünyaları ile hakikat dünyaları arasındaki sınırları iyi çizemiyorlarsa fantezi dünyamızı canlandırmak kısmen işe yarayabilecek bir durumdur lakin özellikle soyut düşünme kapasitesi gelişmemiş 12-10 yaş altındaki çocuklarda bu durumlar gerçeklikle sanal alem arasındaki sınırları iyi ayırt edememeye yol açmakta ve fantezi dünyalarında yaşamalarına niçin olmakta” diyen Prof. Dr. Bozkurt, “Yalnızca çocuklarda değil erişkinlerde de zaman zaman sanal yaşantılar fantezi dünyası ile hakikat dünyası arasındaki sınırlarının bozulmasına yol açabilir. Bu, eğer ağır ruhsal hastalıklara yakalanma potansiyeli olan bireyler varsa burada bozulmalara veya gündelik hayatta gerçeklik deneyimlerinin bozulmasına yol açabilir. Dolayısıyla zamanı bununla tüketiyor almak yaşam kalitemizin tümünü de etkileyecektir ve tehlike getirecek konulardan bir tanesidir” değerlendirmesinde bulundu.

“BILHASSA GENÇLERİN ITINALI OLMASI GEREKİYOR”

Bilhassa gençleri uyaran Prof. Dr. Bozkurt, “Özellikle gençlerin bu konuda fazla itinali olması gerekli çünkü son dönemde internet bağımlılığı zaten gördüğümüz konulardan bir adam başına. Günlük sınırlandırmaların dışarıya olmamaları gerekiyor, 1-2 saatin üzerine çıkmamaları gerekiyor. Gençlerin birçok keza ruhsal ayrıca hayat kalitelerini ileri derecede bozma ile karşı karşıya” biçiminde konuştu.

Gençleri sokağa döken sanal oyunun camilerde de oynanmasıyla Diyanet- Sen Başkanı Mehmet Bayraktutar, “Bu İslam dininin en güzel ibadet evi olan camileri hafife almaktır. İnsanların ibadet yeri camilerin ehemmiyet ve önemini küçümsemektir. Camilerin bu şekilde ticari oyunevi olarak gösterilmesi İslam dinine aleyhinde Batı dünyasının bir senaryosu olarak algılıyorum. Bunu kınıyorum. Türkiye’de yasaklanmasını istiyorum” demişti.

“CAMİLER MANÂSIZ ZAMANLARIN HARCANDIĞI YERLER DEĞİLDİR”

Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacibey Özkan ise, “Diyanet-Sen Genel Başkanımız Mehmet Bayraktar bey bu konuyla ilgili açıklama yaptı. Biliyorsunuz dinimiz zamanın kullanılması ve sağlık durumu konusuna fazla tartma vermiş bir dindir. Bu anlamda baktığımız süre camilerimiz abes zamanların harcandığı yerler değildir. Camideki vatandaşlarımızı da tedirgin etmemek gerekli, bu konuda bizim kurallarımız bellidir” ifadesini kullandı.

“Pokemon dedikleri şey, neyi temsilcilik ediyor? Karakteri, yapısı, amacı, hedefi ne?” sorularını soran Özkan, şunları kaydetti:

“Natürel bunu yücelten toplumların birinci hedefi fiziki yönden bakıyor olaya ama bizim manevi yönden bakmamız gerekiyor. Huzuru bozacak, ibadeti engelleyecek, dikkati dağıtacak işlerin, olayların camilerde olmasını özlem etmiyoruz. Safta yaşlı cemaatimizin önünde veya peşinde elinde bilgisayar veya telefonla beraber oyun oynar şekilde bir ibadeti ben görmedim şimdiye dek bu şekilde de bir ibadetin caiz olacağına inanmıyorum. Afiyet yönünden doktorlarımız sakıncalı, huzursuz diyorsa bitti. Dinimizde abes zamanı hoş ölçmek lazım. Biz bunun camilerden başlatılmasını açlık etmiyoruz, bu şekilde camilerde oynanmasını kabul etmiyoruz.”

“İSLAMİ OLMAYAN FİGÜRLER YA DA KARAKTERLERLE UĞRAŞAN BİR NESIL ORTAYA ÇIKIYOR”

İslami olmayan figürler veya karakterlerle uğraşan bir neslin ortaya çıktığını ifade eden Özkan, “Bu bir yönden teftiş edilmezse zorlama bir aşamaya giriliyor anlamı taşıyor. Camilerin amacı açık havada kullanılmasını biz açlık etmiyoruz. Bizim üyelerimiz de bizi aramaya başladılar çağrıda bulunmak oysa ülkemizde bütün yaygınlaşmadı ama kabul de görmüş değil. Kanuni olarak bir yasası da çıkması gerekir. Caminin bir adabı var, ibadetin bir adabı var, şekli var onun açık havada bir hal ve hareket alıyorsa ona müdahale etmek gerekiyor” dedi.

KAYNAK:İHA

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Facebookta bize Katılın