• DOLAR
    5,3563
    % -0,50
  • EURO
    6,1041
    % -0,39
  • ALTIN
    210,8338
    % 0,16
  • BIST
    92.048,34
    % 0,39
Reflüye Sakın Kendinizi Bırakmayın

Reflüye Sakın Kendinizi Bırakmayın

Reflüye Sakın Kendinizi Bırakmayın

Reflü hayat alışkanlıkları ile besin tarzına dikey kat edildiği ve ihtiyaç duyulduğunda başvurulan ilaç tedavisine ahenkli olarak devam edildiği sürece çoğunlukla yoklama aşağıda tutulabiliyor.

Reflü sözcük anlamıyla geriye doğru kaçış’ çağırmak. Yüksek asit içeren mide içeriğinin yemek borusuna geri dönmesi ve burada solunum sistemine kaçarak öksürük, ses kısıklığı ve astım ataklarını tetiklemesi olarak nitelendiriliyor. Reflü toplumda oldukça sık görülen bir rahatsızlık. Pek fakat ülkemizde her 5 kişiden birini etkisi altına alıyor. Bu rahatsızlık hayat alışkanlıkları ile besin tarzına itina gösterildiği ve gereklilik duyulduğunda ilaç tedavisine devam edildiği sürece genellikle denetleme aşağıda tutulabiliyor. Ancak bir takım durumlarda operasyon zorunlu hale gelebiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesinden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Hamzaoğlu reflü ameliyatına götüren 6 nedeni açıklıyor.

Reflü tedavisinde başvurulan ilaçlardan başarılı sonuçlar alınabiliyor. Oysa bazı hastalar ilaçların ast etkileri ve durmadan ilaç kullanmanın getirdiği psikolojik tesir gibi nedenlerden dolayı ömür boyu hap uygulamak istemeyebiliyor.Düzenli beslenmek koşul. Ayrıca reflüyü arttırdığı tanıdık yağlı gıdalar, kızartmalar ve çikolata gibi besinlerden, içki ve gazlı içeceklerden ayrıca dere, kahve ile kola gibi kafeinli içeceklerden kaçınmak gerekiyor. Oysa bazı hastalar beslenme alışkanlıklarına uyarı etmekte güçlük çekebiliyor. Reflü hastalığına sıklıkla mide fıtığı eşlik edebiliyor.

Mide fıtığının bir takım türlerinde fıtık boğulması ve ivedi ameliyat riski oluyor. Bu tür fıtıklarda reflünün şiddetine bakılmaksızın hastaya ameliyat öneriliyor. Kemik erimesine karşı kullanılan ilaçlar, doğum kontrol hapları, ağrı kesiciler veya tansiyon ilaçları reflüye yol açabiliyor. Ama bir takım durumlarda bu ilaçların kesilmesi mümkün olmayabiliyor. Reflü hastası şişman ise ilk önce kilo vermeli. Ayrıca yemeği uykudan 3-4 saat önce bitirmeli, yediği gıdaların türüne uyarı etmeli, stresli ortamlardan uzak durmalı, durmadan ilaç kullanmalı ve sigara içiyorsa bu alışkanlığını bırakmalı. Eğer hasta bu şartlara uymakta güçlük çekiyorsa operasyonun seçenek olarak sunulması gerekiyor.

Uzun süren refiülerden sonradan yemek yemek borusunun iç yüzeyinde yaralar oluşabiliyor. Bu yaraların sürekli olarak iyileşip tekrar açılmasıyla birlikte yemek borusunda darlıklar ortaya çıkabiliyor. Reflü nedeniyle mide içeriğinin gırtlak ve solunum sistemine gitmesi ses kısıklığı ve akciğer hastalıklarına yol açabiliyor. Yemek Yemek borusunun iç yüzeyinde kesintisiz devam eden reflü hücre düzeyinde değişim yaparak sonu kansere özofagusu denilen bir duruma niçin olabiliyor. Bu stil hasarlar gelişmişse operasyonla çare öne alınabiliyor.

Tek port ile izsiz işlem Reflü operasyonunun laparoskopik olarak yapılması gerekiyor. Çünkü açık ameliyat ile karşılaştırıldığında laparoskopik, yani kapalı usul daha az ağrı, hastanede daha kısa kalış süresi, bayağı aktiviteye ve iş hayatına daha erken dönüş gibi o kadar fazla avantaja sahip. Pek ama hastanın operasyondan sonradan hastanede yalnızca 1 gün kalması tatmin edici geliyor. Hem hasta 4-5 gün sonra iş hayatına da dönebiliyor. Açık ameliyatta takriben 20-30 santim karın yarası oluşuyor. Bu yaraya ait enfeksiyon riski daha fazla oluyor. Hem yaklaşık yüzde 10 hastada bu yaradan fıtık oluşma riski mevcut. Laparoskopik ameliyatta ise bu tür sorunlara fazla ender rastlanıyor. Mide fıtığı varsa bu sorun operasyonda düzeltilerek göğüs boşluğuna kaçış önleniyor fundus bölümü yemek yemek borusu çevresine sarılarak antireflü bir mekanizma oluşturuluyor. Tek port laparoskopik usul ise laparoskopinin tüm avantajlarını taşımasının yanı sıra ciltte hiç iz kalmaması gibi kozmetik açıdan fazla manâlı bir üstünlük daha sağlıyor. Laparoskopik ameliyatta 1 santimden ufak 4 veya 5 bere oluyor. böylece sadece sağlık yok, kozmetik olarak da açık ameliyata göre keskin olarak fayda taşıyor.

BELİRTİLERİ NELER?

Göğüste yanma hissi, ağza acı su gelmesi,  bulantı, kusma, dispepsi, ekşime, gıdaların ağza geri gelmesi, ağız kokusu, yutma güçlüğü, daha nadir olarak; Ses kısıklığı, boğaz ağrısı, kuru öksürük, astım, zatürree, dişlerde mine kaybı gibi belirtiler ile ortaya çıkabiliyor.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Facebookta bize Katılın