• DOLAR
    5,4693
    % -0,01
  • EURO
    6,1432
    % -0,11
  • ALTIN
    211,2215
    % -0,03
  • BIST
    92.050,05
    % -0,85
Türkiye’de Eğitim Sistemi Hakkında

Türkiye’de Eğitim Sistemi Hakkında

Türkiye’de Eğitim Sistemi Hakkında

Eğitim; okullar, kurslar ve üniversiteler vasıtasıyla bireylere hayatta gerekli olan bilgi ve kabiliyetlerin sistematik bir şekilde verilmesine denir. Küreselleşen Dünya’da önemli bir yere sahip olabilmek ve içinde bulunduğumuz çağa ayak uydurabilmemiz için en önemli unsur eğitimdir. Eğitimin kalitesinin yüksek olması demek toplumun dinamik bir yapıda olması ve nitelikli iş gücü demektir. Eğitim, kelime olarak Latincedeki “Educare” fiilinden gelir ve inşa etmek anlamına gelir. Kelime anlamı bile “inşa etmek” olan eğitimin önemi oldukça açıktır.

 

Ülkemizde 12 yıllık kesintisiz eğitim sistemi uygulanmaktadır. Anaokuluna göndermek isteğe bağlıdır. 6 yaşından itibaren 4 yılı ilkokul ve 4 yılı da ortaokuldan oluşan 8 yıllık ilköğretim aşamasından sonra 4 yıllık ortaöğretim eğitimi verilir. Bu süre sonunda başarılı öğrenciler üniversitelerde 2 yıl, 4 yıl ya da daha fazla süreyle eğitim hayatına devam etmektedirler.
Ülkemizde eğitim konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu sorunları kalabalık sınıflardaki öğrenim zorluğu, okullarda yaşanan öğretmen sıkıntısı, okulların dengesiz bir şekilde yayılması, öğrencilere gereksiz bilgi aktarılması, yeterince donanımlı bir şekilde mezun olunmaması, eğitim kurumlarının fiziki yetersizlikleri, okullardaki araç-gereç eksikliği ve teknolojiye ayak uydurmakta zorlanılması, ezbere eğitim anlayışının bir türlü aşılamayışı, her kesime eşit eğitim verilmemesi ve buna benzer daha birçok eksiklik mevcuttur.

 

Eğitim seviyesinin istenen düzeyde olmamasında nerdeyse her yıl değişen eğitim politikalarının önemli bir yeri vardır. Bu değişmeler öğrencileri yıpratır ve onları her şeye hazır bir duruma sokar. Kökten reform yapmak yerine var olan sorunları çözemeyen reformlar ile her şey sil baştan değişmekte ve gerek öğretmenler gerekse öğrenciler bu yeniliklere ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Öğrencilerin 11 yıllık ilköğretim ve ortaöğretim eğitimi sonrası 2 aşamadan oluşan sınav ile üniversiteye yerleşmeye çalışması, el becerilerinin ve ilgilerinin ötelenmesi de başka bir sorundur.
Ülkemizde on binlerce üniversite mezunu öğretmen adayı atama beklerken okullarda öğretmen sorunlarının yaşanması da enteresan bir durumdur. Milli Eğitim’e ayrılan bütçenin yeterli seviyede olması bu sorunların oluşmasında baş etkenlerden biridir. Yine ülkemizdeki genç nüfusun yoğun olması ve bu yoğunluğun gittikçe artması okulların yetersiz kalmasına sebep olmaktadır. Türkiye’nin nitelikli eleman yetiştirmekte zorlanması da eğitim sistemimizdeki yanlışlığı gözler önüne sermektedir. Bu noktada yapılması gereken aksayan tüm noktalara gereken yeniliklerin yapılması, Milli eğitime ayrılan bütçeyi fazlalaştırmak, yoksulların da kaliteli eğitim almasını sağlamak ve böylece fırsat eşitliğini oluşturmaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Facebookta bize Katılın